Hamilelikte Cilt Sorunları

Bebek beklediğini öğrendiği günden itibaren anne adayları birtakım değişikliklere hazır olmalıdır. Bunlardan biri de cilt problemleridir. İşte hamilelikte görülebilecek cilt problemlerinin nedenleri ve çözüm önerileri…
Daha önce hiç yaşamayanlar için hamilelik, bilinmeyenlerle doludur. Her ay, bazen her hafta farklı bir değişiklikle karşılaşan anne adayı için bu süreç gerçekten iyi veya kötü birtakım sürprizlere gebedir. Anne adaylarını bekleyen kötü sürprizler ise genellikle, vücutta yaşanan değişikliklerdir. Hormonların etkisiyle yaşanan bu değişikliklerden nasibini en fazla alan yerlerden biri de cilttir. Sadece bir bölgede değil vücudun çok fazla yerinde meydana gelebilen cilt problemlerinin bir kısmı kalıcıdır, bir kısmı da doğumdan sonra kendiliğinden geçer.
Derideki fizyolojik değişimler
Cildin koyulaşması: Hamilelik döneminde görülen en sık değişim, derinin koyu renk almasıdır. Meme ucu, göbek ortasının genital bölgeye kadar uzanan çizgisi ve genital bölge… Bunun yanında sürtünme noktaları olan koltuk altı ve bacak iç yüzü koyu renk alır. Hamilelik dönemine özgü lekeler sık görülür ve yüzde hamilelik lekeleri olarak belirir. Bu değişimlerde yüksek olan ana etken “Östrojen ve Progesteron” hormonlarıdır. Renk doğumdan sonra açılabilir, fakat genelde kalıcı renk değişimleri gösterebilir.

Hamilelikte Çatlaklar: Kadınları en çok rahatsız eden deri sorunu, hamilelik döneminde gelişen “çatlaklardır. Bu sorun hamilelerin yüzde 90′ında görülür. Önlem olarak deriyi yumuşak tutmak için nemlendirici ürünler kullanmak bazen yardımcı olabilir. Doğumdan 3 hafta sonra uygulanacak “pulsed dye lazer” veya “ELOS” ile (deri gerginleştirme işlemleri) sorunun gerilemesi sağlanır. Bunun yanında, kullanılan bazı deri kremleri ile bu işlemlerden elde edilen sonuçların yararı artırılmış olur.
Gebelikte Saçlarda Dökülme: Saçlarda dökülme, hamilelik döneminde azalabilir. Bu durum kılların büyüme fazlarının hormonal etkilerle uzamasına bağlıdır. Doğumdan 23 ay sonra ise uzamış anagen (aktif büyüme evresi) fazlarının aniden sona ermesi ile şiddetli saç dökülmesi başlar. Bu da fizyolojik bir dökülmedir. Fakat hemen tüm hastalar panik halde dermatologlara başvururlar. Hastalara, bu sorunun fizyolojik bir olay olduğunu anlatıp ikna etmek oldukça zordur.
Damarsal döküler: Damarsal dökülerde (döküntüler) hamilelik döneminde artış görülebilir. El ayasında kızarıklık, damar benlerinde artış, varislerde artma ve hemoroit gibi damar sorunları gelişmesi sıktır. Bazı damarsal döküler hamilelik sonrası gerileyebilir.
Deri tümörleri: Deri tümörlerinde hamilelik döneminde artış veya değişimler görülebilir. Tende oluşan “benlerin boyutunun değişmesi yanında renginde koyulaşma meydana gelebilir. Malign melanoma (bir deri tümörü) gelişme riski hamilelik döneminde artar. Bu nedenle hamilelik döneminde özellikle çok sayıda “ben”i olanlar ve bu süreçte yeni ben oluşumları gözlenen hastaların dermatoskopik muayenelerinin yapılması ve riski fazla olanların 3 ay ara ile dermatolojik takibi uygun olur.
Hamilelik döneminde her türlü deri hastalığı görülebilir (erkeklere özgü bazı hastalıklar dışında). Ayrıca bazı hastalıkların seyri değişebilir. Örneğin akne ve sedef hastalığı, hamilelik döneminde genelde geriler. Fakat bazen bunun tam tersi de gözlenebilir. Bazı hastalıklar ise daha sık ve daha ağır seyredebilir. Enfeksiyonlara yatkınlık artmıştır. Vajinal mantar gibi enfeksiyonlar ve bazı viral enfeksiyonlar (genital siğiller, varisella, herpes enfeksiyonu…) daha sık görülür.
Hamileliğe bağlı deri hastalıkları
Hamileliğin toksik eritemi (kızartılar) (PUPPP): Hamilelik dönemine özgü döküler içinde en sık görülen tablodur. Karında özellikle çatlaklardan başlayan ve tüm vücuda yayılan yoğun kaşıntılı kızartılı, kurdeşeni andıran döküntüler görülen bir rahatsızlıktır. Hamileliğin son 3 ayında belirir, doğumdan sonra düzelir. Laboratuar tahlillerinde genelde normal çıkar. Tedavide daha çok bölgesel sürülen ilaçlar kullanılır. Şiddetli vakalarda kortizon enjeksiyonu ve antihistaminik (alerjinin yarattığı reaksiyonları gidermede yararlı olan ilaçlar) tedavi gerekebilir.
Pruritus Gravidarum (Hamileliğe bağlı safra tıkanması): Bu hastalık hamileliğin son 3 ayında, tüm vücutta yaygın kaşıntı ile belirir. Karaciğer enzimleri artmıştır. Tabloya nadiren sarılık eşlik eder. Özgün deri döküntüsü yoktur. Doğumdan sonra kaybolur. Etken safra asitlerinin salgılanması bloke olmuştur. Tedavide dermatolog ve jinekologun ortak karar vermesi gereken yöntemler vardır. Etkili tedavi, safra tuzlarını bağırsakta bağlayan ilaçların kullanılmasıyla mümkündür. Bölgesel olarak rahatlatıcı losyonlar kullanılır. Fototerapi, bazı vakalara yardımcı olur.
Herpes Gestasyones: Hamileliğe özgü deri hastalıkları içerisinde en özgün olanıdır. Hamilelik sonrasında da devam edebilir. Bazen doğum kontrol hapları ile de başlayabilir. Kaşıntılı, kızartılı plakalar ve bu yaraların üzerinde su dolu kabarcıklar ile seyreder. Tanı klinik muayene ve yaralardan alınacak örneklerin patolojik ve immuno histokimyasal analiz ile incelenmesi sonrası konulabilir. Hastalık, genelde doğum sonrası geriler. Doğum kontrol ilaçları kullanılması veya tekrar hamile kalınması halinde tekrar edebilir.
Impetigo Gestasyones: Hamilelik döneminde görülebilen nadir bir rahatsızlıktır. Yüksek ateş, genel durumda bozulma, deride yaygın seyreden döküntülerdir. Bu döküntülerin sedef hastalığının bir türü olduğu düşünülür.
Prurigo Gestasyones: Hamileliğin 2. ve son aylarında uzuvların dış yüzleri ve bazen yüzün de tutulduğu kaşıntılı, su dolu kabarcıklar içerebilen, üzerleri koparılmış, kızartılı yerinde leke bırakarak düzelen yaralarla seyreden bir hastalıktır, içinde birçok farklı hastalığı barındırır. Genelde laboratuar incelemeleri normal çıkar. Nadiren idrarda bazı hormonların yüksek olduğu gözlenir. Uygulanan tedaviler, şikayetleri azaltmaya yöneliktir.
Tedavi için onay gerekiyor
Hamilelik döneminde cilt problemleriyle karşı karşıya kalan anne adaylarını, tedaviye ikna etmek bazen zordur. Tedavide anneyi sistemik tedaviye ikna etmek en zor kısımdır. Genelde ilk 12 haftada fetusta anomali riskinin yüksek olması nedeniyle heMürlü tedaviden kaçınıyoruz. Sistemik ilaç kullanmayı gerektiren durumlarda ise hamilelikte kullanımına izin verilen ilaçlar listesine uygun bir tedavi protokolü hazırlanıp, jinekoloji uzmanına danışarak ve aileye tedavi hakkında ayrıntılı bilgi verip onay formu aldıktan sonra başlıyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*